DOLAR 18,8330 0.01%
EURO 20,2154 0.06%
ALTIN 1.134,330,22
BITCOIN 430984-0,43%
Gaziantep

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Arpat: Ülke akademik lise çöplüğüne dönüşmüştür

Arpat: Ülke akademik lise çöplüğüne dönüşmüştür

ABONE OL
Kasım 29, 2021 23:10
Arpat: Ülke akademik lise çöplüğüne dönüşmüştür
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitim İş Sendikası Gaziantep Şubesi ev sahipliğinde Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elâzığ, Hatay, Kilis, Kahramanmaraş, Mardin, Mersin, Malatya Osmaniye Şanlıurfa ve Tarsus Şube Başkanları ve İlçe Temsilciliklerinin yanı sıra Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Merkez Yürütme Kurulu Üyelerinin katılımı ile Eğitim İş Sendikası Bölge Toplantısı hafta sonu yapıldı.

Toplantıda konuşan Eğitim İş Sendikası Gaziantep şube başkanı Ali Arpat, Gaziantep yaklaşık 3 milyona yakın nüfusu ile Türkiye’nin büyük metropol şehirlerinden birisidir. Dolayısıyla ülkemiz metropol şehirlerinde eğitime dair yaşanan tüm problemler Gaziantep’te de fazlasıyla gözlemlenebilmektedir. Derslik ihtiyacı, öğretmen ihtiyacı, sınıf mevcutları, ulaşım problemleri, hükümetin saat dilimindeki gereksiz inadı, mevcut hayat pahalılığı ve benzeri birçok problemi bunlar arasında sıralayabiliriz. İktidardan bu problemlerin tespiti ve çözümü adına beklediğimiz hiçbir hamle gerçekleştirilmemektedir. Aksine ülkenin yaşadığı “inada dayalı ekonomik problemler” mevcut problemlerimizi daha da derinleştirmiş, adeta yangına benzin dökülmüştür. Bu iklimde öğretmenlerimiz mutsuz, öğrencimiz mutsuz, velilerimiz mutsuz ama hükümetimiz suskundur”dedi.

”ÖĞRENCİ SAYISININ %15’İNİ YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLER OLUŞTURUYOR”

Arpat, Hükümetten isteğimiz, makamlarının hakkını vermeleri, devekuşu politikalarıyla, dış güçler mavralarıyla var olan bu problemleri görmezden gelmek yerine, çözüm üretmeleridir. Aksi halde eğitim gibi ciddi bir alanı yapboz tahtasına dönüştürmek yerine istifa en onurlu tercihtir. Gaziantep’imiz, ulusal çapta görülen tüm bu problemlerin yanı sıra, bölgesel anlamda da spesifik birçok özel problemle de boğuşmaktadır. Bunların başında Suriye’den, Afganistan’dan veya benzer saiklerle ülkemiz topraklarına gelmiş sığınmacı pozisyonunda yabancı uyruklu öğrenci problemidir. İlimizin toplam öğrenci sayısının yaklaşık %15’ini yabancı uyruklu sığınmacı öğrenciler oluşturmaktadır. Bu durum, dolayısıyla derslik sayısı yetersiz olan ilimizde, ayrıca derslik sayısı yetersizliği ve sınıf sayılarında limitsiz bir artış krizi yaratmaktadır. Milli eğitim bakanlığı, bu eksikliği kapatacak kalıcı çözümler uygulamak yerine, sınıfların öğrenci alma kapasitelerini esnetmiş, sınıfları adeta salgın hastalık yayılma merkezlerine çevirmiştir. Bir an önce bu duruma yetkililerin kalıcı çözümler bulması gerekmektedir. Bunun yanı sıra eğitim personelinin istihdamını “ücretli öğretmenlik” garabetiyle çözmeye çalışan bakanlığımız, bu kadar sığınmacı öğrencinin bulunduğu şehrimizde bu istihdam modelinin geleceğe yönelik kötü etkilerini görmezden gelmektedir. Ücretli öğretmenlik, köleliğe yakın bir ücret istismarı olmanın yanı sıra “eğitimde devamlılık ilkesinden uzak bir serseri mayındır. Bugün patlamayabilir ama ileriki yıllarda mutlaka patlayacaktır ve patladığında olan yine gelecek kuşaklarımızın teminatı olan çocuklarımıza olacaktır. Ayrıca öğretmenlerin köleliğe yakın bu ücret modellemesiyle çalıştırılması asla kabul edilebilir bir yöntem değildir.

”ÜLKE AKADEMİK LİSE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

Başkan Arpat, Gaziantep yerelinde bir diğer sorun da şehrin çarpık sanayileşmesidir. Şehrimizin bir sanayi şehri olmasının avantajları kadar eğitime yansıması noktasında dezavantajları da bulunmaktadır. Bu dezavantajların başında çocuk işçi meselesi gelmektedir. Şehrimizde birçok çocuk, sanayide çalışmak üzere eğitimden koparılırken sanayi ve meslek okulları arasında organizasyon sağlaması gereken milli eğitim görevlilerinin yine öngörüsüz hamleleri yüzünden hem meslek liseleri boşalmış, hem sanayi eleman istihdamı bozulmuş, ülke adeta akademik lise çöplüğüne dönüşmüştür. Ara eleman sıkıntısı ayyuka çıkmıştır. Bazı akademik branşlarda binlerce istihdam fazlası oluşmuşken, bazı teknik branşlarda ara eleman bulunamamaktadır. Halbuki dünyada birçok örneği mevcuttur ki meslek liseleri sanayi sahaları adeta uygulama laboratuvarları olarak kullanılmalıdır, dünyada benzer modeller, teoriyle uygulamayı aynı anda öğrenciye aktarabilirken, ülkemizde motor görmeyen motor bölümü mezunları ve eğitim görmemiş motor ustaları mevcuttur. Bu durum birçok branşta maalesef karşımıza çıkmaktadır. Eğitimde yönetilemez durumu şehrimizde kanayan yaraya dönüşmüştür. Bütün bunların yanı sıra çözüm üretme noktasında sendikal müdahale açısından yaşadığımız problemlerimiz de bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi.

”GELİŞİM ANCAK ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜYLE İĞNEYİ KENDİMİZE BATIRMAKLA MÜMKÜNDÜR”

”Eğitimiş sendikasının örgütlü mücadelesi adına sendikalaşmamızın önünde çoğu zaman iktidara ve sarı sendikaya yakın kamu görevlilerinin yanlı tutumuyla karşılaşmaktayız. Bu durum bizi mücadeleden alıkoymak yerine haklı olduğumuz hiçbir davada geri adım atmama noktasında pekiştirmektedir. Bizler hiçbir sendikayı düşman görmeyiz, eğer yandaş ve sarı sendika değilse. Ancak ideolojik yaklaşımlarla sendikalarını siyasetin arka bahçesine çevirmiş sendikalar, sendikal mücadele yapmadıkları gibi, bizler gibi sendika mücadelesini esas görmüş sendikalara da zarar vermektedirler. Ama bu durum beklemediğimiz bir durum olmaması sebebiyle mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Bugün iktidar desteğiyle, makam mevki torpilleriyle, şişirilerek büyümüş hatta hakim sendika olmuş, güneşi kapatmış kara bulutlara dönüşmüş yapılar olabilirler. Unutmasınlar ki bizim güneşimiz kapansa da mücadelemize devam eder gölgede savaşırız çünkü güneş bir gün mutlaka doğar ve ilk olarak kara bulutları dağıtır. Bunun yanında sendika içi problemlerimize de vurgu yapmak isterim. Gelişim ancak eleştiri kültürüyle iğneyi kendimize de batırmak suretiyle mümkündür. Fakat şudur ki; sendikal mücadelemizi şahsi hırslarıyla sekteye uğratan, yanlış uygulanan hukuk sistemini “bilerek kişisel emelleri uğruna” kullanarak enerjimizi çalmaya çalışan, Eğitimiş mücadelesini kişisel çıkarlarıyla karıştıran kim olursa olsun ben ve dava arkadaşlarım onlarla da demokratik yollarla sonuna kadar mücadele edecektir.”

”BİZ ŞAHIS KİŞİ SENDİKASI DEĞİLİZ”

Ali Arpat, Gaziantep il yerelinde, kendi egoları için kendisini sendikadan ve yönetimden ayrı tutarak alternatif bir çalışma başlatan üyelerimizi doğru olmayan bilgilere bilinçli bir şekilde yöneten, herkesle de sonuna kadar mücadele edeceğiz. Biz şahıs kişi sendikası değiliz. Demokratik seçim sonuçlarını sindiremeyen bensem tamam, değil ise yıpratırım, anlayışı bizlerin sendikal çalışma anlayışına, ilkesine yakışmayan bir tutumdur. Farklı görüş ve çalışmalar bizler için renktir ama hiçbir kişi sendikal mücadelenin üzerinde değildir. Kişiler gider fakat mücadelemiz net ve kalıcıdır. Kendimiz için değil örgütlü mücadelemizin devamı ilkesiyle hareket ettik, etmeye de devam edeceğiz” şeklinde konuştur.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.