DOLAR 18,8346 0.04%
EURO 20,2439 0.21%
ALTIN 1.140,160,74
BITCOIN 4375771,39%
Gaziantep

AÇIK

13:23

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

<strong>Korkunun politikası mı? Ekonominin yarattığı korku mu?</strong>

Korkunun politikası mı? Ekonominin yarattığı korku mu?

ABONE OL
Kasım 28, 2022 13:42
<strong>Korkunun politikası mı? Ekonominin yarattığı korku mu?</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bülent ESİNOĞLU

Korku; siyaset kurumlarını tanımlayan temel unsurdur. Ulusal sağ tarafından sürdürülen, “korku siyaseti” bu kuralın uygulamasıdır.

İçinde bulunduğumuz ekonomik felaket döneminde, “korkunun siyaseti” iktidar aleyhinde mesafe kat etmektedir.

İktidarda kalıp kalmamayı belirleyen korku; açlık korkusu, gelecek korkusu, statü kaybetme korkusu, işini kaybetme korkusu, borcunu ödeyememe korkusu gibi korkulardır.

Bu korkular, elbette kişinin kararlarını temelden etkiler. Vereceği oyu da belirleyebilir. Bu korkular kişinin yaşadığı ortamda, kişisel rekabetler, ya da herkesin herkes ile kavgasının yansımaları olarak ta kabul görür.

Kişi ekonomik felaket ortamında, daha çok, iktidardan öte kendisini suçlar. Elbet iktidarı da suçladığı olur. Lakin zamanımızın etkin medya kanalları suçu daima bireyin suçu haline getirerek yol alır.

       Korkuların en büyüğü can korkusudur. Ölümü gösterdiğinizde, kişi açlığını unutur. Kendini güvenli bir alana atmaya çalışır.

       Milliyetçi sağ iktidarlar, toplumsal korkuları “dış güçler, dış düşman” zeminine oturtarak milli birliği sağlamaya çalışır.

       Dış düşman yaratmak ve tüm başarısızlıkları dış düşman üzerine şarj ederek, yol alır.

       Şimdi yaşadığımız ülkemizde, ekonomik korkular, gelecek korkusu aç kalma korkusu gibi korkuların hepsi vardır.

       Bu korkuların üzerine çıkacak ve ortak korku seviyesine dönüşecek en önemli korku “dış korku”dur.

       Savaş atmosferi, dış güçlerin etkilerinin en fazla anons edildiği zamanlardır.

İktidar korku siyasetini bu korkunun üzerine inşa etmek istiyor. Çünkü ekonomi üzerinden gelen korku, artık iktidarın kendisini tehdit ediyor. Ve çözümsüz duruyor.

İktidarın Suriye siyaseti; halk üzerinde uygulanan “korku siyasetinin” bir başka uygulamasıdır. Seçimler yaklaştığına göre, korku siyasetinin tavan yapması gerekiyor. İktidar bu baskının altındadır.

Yalnız bir açmaz ortaya çıkmıştır.

İktidar Rusya’nın Batı Kolektifi ile olan savaşı ve Suriye’de elinin zayıf olacağı varsayımından yola çıkmıştır.

Bu varsayımda, Suriye’de, Rusya’nın, Türkiye’ye karşı çıkamayacağı düşünülmüştür. Oysa Rusya ve Suriye’den yapılan açıklamalar, durumun hiç de iktidarın düşündüğü gibi olmadığını gösteriyor.

Amerika’nın kara harekatına yeşil ışık yakması da Türkiye Rusya ilişkilerini koparmaya yöneliktir. Yoksa iktidarı ve ülkemizi çok düşündüğünden değildir.

İktidarın Suriye’de bir kara harekatı yapması artık pek olası görünmüyor.

İktidarın, iktidarda kalabileceği yeni korku siyasetleri bulması gerekecek.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.